top of page

SİYASİ PARTİLERE VEDA

Teknoloji çok uzak olmayan bir gelecekte siyasi partilerin tarihe karışmasına yol açabilir. Partilerin var olmadığı bir dünyada toplumların çok daha doğru kararlar alması mümkün. Böyle bir gelişme için çok sayıda sebep var. Bu sebeplerin bir kısmı aşağıda.


Her şeyden önce siyasi partiler insan beklentilerini tam olarak karşılamıyor. Seçmen kendi görüşlerini eksiksiz şekilde savunan bir parti bulmakta güçlük çekiyor. Dünya görüşümüzü tam olarak yansıtan bir siyasi oluşum bulmak olanaksız. Sorunların çözümüne ilişkin düşüncelerimizi tam olarak savunan; çevre duyarlılığımızı anlayan; ekonomideki aksaklıkları çözmek için tam olarak bizim gibi düşünen… Böyle bir partinin var olması ancak yaşayan her insan için özel bir partinin kurulması ile mümkün.


Bu yüzden kendimize en yakın bulduğumuz partiyi belirliyoruz ve onu, üye olarak ya da üye olmadan destekliyoruz. Böyle olunca da partinin bize uymayan görüşleri ile karşılaştığımızda sıkıntı hissediyoruz. İster istemez zorlama açıklamalara sığınıyoruz. Parti görevlilerinin yaptığı bir yanlış bizi rahatsız etse de sineye çekmek zorunda hissediyoruz. “Ama”, “ancak”, “yine de” ile başlayan cümleler kurmak zorunda kalıyoruz.


Kendi organlarında yönetici, milletvekili, bakan gibi ileri gelenleri birbirini ikna etmeye çalışıyor. Doğal olarak herkes kendi görüşünün diğerleri tarafından benimsenmesi için çabalıyor. Bu şekilde yaşanan parti içi mücadele yüzünden çok fazla zaman ve enerji harcanıyor.

Parti davranışlarının birçoğu rakip partilerin duruşuna ve politikalarına göre belirleniyor. Bu belirleme sırasında doğru olan değil rakiplere üstünlük sağlayacak olan politika tercih ediliyor. Bu yüzden “doğru” dediğimiz her ne ise eğilip bükülüyor, yamuluyor…


Siyasi partilerde diğer partilerle uzlaşma eğilimi olan ılımlı seçmenler belirleyici çoğunluğa ulaşamıyor. Çünkü partinin kurulmasında etkin rolü bulunanlar zaten başkalarıyla anlaşamadıkları için yeni parti kurmuşlar. Dolayısıyla bu kesim baskın çıkıyor ve hemen her konuda üstünlük sağlıyor. Ayrıca partiye bağlılık, parti görüşlerine saygı, partiden dışlanma endişesi gibi sebepler üyelerin uzlaşma isteklerini törpülüyor, zayıflatıyor. 


Siyasi partiler bilim insanlarına pek fazla çekici gelmiyor. Hayatımızın her anını belirleyen bu kuruluşlarda bilim insanları sınırlı sayıda yer alıyor. Bu yüzden bilimsel gelişmelerin hayatımıza yansıması gecikiyor. Daha da kötüsü siyasi partiler zaman zaman manipülasyona, yönlendirmelere açık hale geliyor. 


İlk bakışta zor gibi görünse de siyasi partilerin işlevlerini onlar olmadan gerçekleştirmek mümkün. Bunun yolu da elbette teknolojiden geçiyor. Yapay zeka ve büyük veri işleme teknolojilerindeki gelişmeler sonucunda yeni uygulamalar hayatımıza girecek. Olağanüstü büyük miktarda veri etkin ve hızlı şekilde işlenebilecek. Böylece toplu yaşamla ilgili karar alma süreçlerine herkesin etkin şekilde ve anlık olarak dahil olabilmesi sağlanacak. 


Yakın bir gelecekte oy vermek için kabin ya da kapalı bir alana girmek anılarda kalacak. Belki de blok zincir teknolojisine benzer bir yöntemle oy güvenliği sağlanacak. Her birey hangi elektronik cihazı kullanıyorsa onun üzerinden oyunu kullanacak. Böylece toplumsal karar süreçlerine katılabilmek için bir siyasi partiye üye olmak ya da bir partiye oy vermek gerekmeyecek. Onun yerine sık sık genel ya da bölgesel halk oylamaları yapılacak. Sonuç olarak siyasi partilerin var olma sebepleri ortadan kalkacak. 


Verimliliği yüksek yeni uygulamalar sayesinde oylamalarda seçenekler arasından çok sayıda tercih yapılabilmesi sağlanabilir. Örneğin günümüzdeki halk oylamalarında ancak “buraya bir köprü yapılmalı mı?” diye sorulabilir. Seçmen evet yada hayır yanıtlarından birini seçmek zorunda. Oysa teknoloji çok kısa sürede birçok başka soruya daha yanıt verecek bir oylama tasarlayabilir: köprünün genişliği ne kadar olmalı; hangi araçlar bu köprüden geçebilmeli; taş mı beton mu kullanmalı; hangi mimari tarz uygulanmalı… Tüm bunlar ve daha birçok başka soru tek bir oylama ile yanıtlanabilir.


Toplumun partiler üzerinden temsilci seçmesine, yasama ve yürütme işlerini temsilcilerden beklemesine gerek yok. Her yetişkin insan bağımsız bir parti olarak düşünülebilir. Devlet aygıtı yeniliklere uygun şekilde evrilerek dönüşür, küçülür. 


Bu gelişmeler toplum yaşamında kısa sürede aşağıdaki sonuçlara yol açar:

Parti kimliğinin yarattığı kısıtlama -hatta baskı- ortadan kalktığında uzlaşma taraftarı olanların sayısı artar. Düşündüklerini parti politikaları süzgecinden geçirmek zorunda olmayan insan daha özgür, daha yaratıcı, daha üretken olur. Partilerin olmadığı bir ortamda bilim insanları yapılacak oylamaları daha fazla etkiler.


Farklı partilerdeki fanatik kesimlerin uzlaşarak ortak hareket etmesi olanaksız denecek kadar zor. Ancak partiler ortadan kalktığı zaman farklı siyasi görüşlere sahip ılımlı seçmenler birlikte hareket edebilir. Böylece uzlaşma taraftarı olanlar sayı üstünlüğü sağlayabilir. Görüş birliği ile alınan kararların sayısı artar. Ilımlı bir uzlaşma kültürü toplum yaşamına kolayca yerleşir.


Karar alınacak çok önemli konularda iki veya daha çok aşamalı oylama yapılabilir. İlk oylamada toplumdaki eğilimler belirlenir. Elde edilen büyük veri işlenerek ikinci oylama için üzerinde uzlaşma sağlanabilecek seçenekler üretilir ve seçenek sayısı azaltılır ya da çoğaltılır. Dolayısıyla çözümlerden biri üzerinde fikir birliğine varma şansı artabilir. 


Siyasi partilerin ortadan kalkması daha iyi bir yaşamın kurulması için önemli bir adım olabilir. Bu dönüşüm gezegenimizin ve insan türünün çok daha iyi bir rotaya yönelmesini, daha adil, daha barışçı, daha çevreci bir dünya yaratılmasını sağlayabilir. 


Siyasi partilerin ortadan kalkması dünyayı insan için daha iyi bir ev yapacak. Teknoloji alanında emek harcayanlar bir an önce yeni yaşam biçiminin gerektirdiği çalışmalara başlamalı.


 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
VARLIĞI YOK SAYILAN, YOKLUĞU FARK EDİLEN

Selamlaşma hem önemli bir konu hem de içselleştirdiğimiz bir davranış. Çoğu zaman kendiliğinden selamlaşıyoruz. Özel bir çaba ya da dikkat göstermemiz gerekmiyor. Her birimizin alışkın olduğu, sık sık

 
 
 
KİMSE AYRANIM EKŞİ DEMEZ

Tanıştığımız, konuştuğumuz insanlar tarafından kabul görmek isteriz. Düşünce ve görüşlerimizin benimsenmesini, doğrulanmasını arzu ederiz.  Kabul görmek herkesin hoşuna gider, bu çok doğal, insanca. Ö

 
 
 
SUÇLAMANIN GÜRÜLTÜSÜ VE SORU İŞARETİNİN HUZURU

Önemli ve nazik konuları konuşurken sözcükleri çok iyi seçmeli. Sorular vurgusuz, tonsuz ve yüksek olmayan bir sesle sorulmalı. Konuşma iki yetişkinin bilgi alışverişi gibi sürmeli.    Hesap sormak su

 
 
 

Yorumlar


bottom of page