top of page

2'NİN GÜCÜ

Güncelleme tarihi: 10 Şub

  • Sana kaç defa söyleyeceğim, salonda tırnak kesilmez!

  • Pardon.

  • Pardon diyorsun ama hep aynı şeyi yapıyorsun.

  • Kusura bakma dedim ya.

  • Zaten her zaman kusura bakma diyorsun.  Başka bildiğin söz mü var!


İnsanız ve genelleme konusunda son derece başarılıyız.  Çok kolay genelleriz, hiç zorlanmayız. Genelleme yapmak neredeyse refleks olarak yapabileceğimiz bir iş.  Sen daima bunu yapıyorsun; her zaman böylesin; sürekli olarak şöylesin; bunlar hep böyle olur; o zaten her zaman bu şekilde davranır...


Karşılaştığımız bir olay, gözlemlediğimiz bir davranış bizim için kolaylıkla bir genelleme sebebi olabilir. Bunun için benzer bir durumla ikinci kez karşılaşmış olmamız yeterli. Bu iki karşılaşmanın arka arkaya olması da şart değil. Bir hafta, bir ay, bir yıl geçmiş de olsa kolaylıkla genelleme yapabiliriz.


Genelleme yapmanın yararlı olduğu durumlar olabilir.  En azından bazen bizi rahatlattığını söyleyebiliriz.  Ancak genelleme birçok durumda aramızdaki ilişkilere zarar verir.  Daima, her zaman, hep, sürekli olarak, her seferinde... Bu sözcükleri kullanırken dikkatli olmak gerek. Bir olayı iki kez gözleyip kocaman kocaman cümleler sıralayıvermek son derece çarpıcı. İlgi çekici anlamında çarpıcı değil, çarptığı yeri titreteceği hatta yıkabileceği için çarpıcı.  


Ilımlı yapıda olanlarımız genellemeyi biraz daha düşük perdeden yapar. Genellikle, çoğunlukla gibi daha ılımlı sözlerle geneller.  Sen genellikle böyle yapıyorsun, sen çoğunlukla bu şekilde hareket ediyorsun... İyice ılımlı, iyice yufka yürekli olanlarımız da var. Onların kullandığı sözcükler son derece temkinli: sıkça; sanki sık sık; daha çok gibi; genelde...  


Yürek yufkalığı ne düzeyde olursa olsun iki sayısı çok güçlü bir sayı. Benzer bir olayı, benzer bir davranışı iki kez deneyimlemek “her zaman”, “genellikle” gibi sözlerle başlayan yargılara ulaşmamıza yetebiliyor.  Bu cümle ilk bakışta biraz iddialı bir cümle gibi görünebilir. Ancak ciddi bir şekilde gözlem yaparsak bunun doğru olduğunu fark ederiz.


Yaptığımız genellemeler bazen gerçeği yansıtıyor olabilir. Her zaman böyle yapıyorsun dediğimiz kişi gerçekten de her zaman öyle yapıyordur. Geriye dönüp sayabilsek siz deyin son sekiz seferde, ben diyeyim son yüz elli dokuz seferde aynı şeyi yaptığını görebiliriz.  Ancak bu, iki sayısının gücünü hiç azaltmaz.  Çünkü yaptığımız genellemelerin çoğunluğunda gözlem sayımız sadece iki, rakamla 2. 


Halının aynı köşesine ikinci kez takılan birine ne deriz? Peki kapı anahtarını ikinci kez içerde bırakıp dışarı çıkana? Ya farklı renkli çorapları iki kez giyene... Örnek çok.


Bilimsel açıdan bir genellemeyi yapabilmek için kabul edilebilir bir süre gözlem yapmak ve çetele tutmak gerekli. Yüz seferden en az elli bir seferinde aynı sonuç oluşuyorsa o zaman genellikle, çoğunlukla gibi bir genelleme yapabiliriz. Fakat her zaman, hep, daima gibi sözleri ancak yüz seferden yüzünde de aynı sonucu almışsak kullanabiliriz, doksan dokuz bile olmaz.


Kuşkusuz yaşamımızı çetele tutarak geçiremeyiz.  Bilimin kuralları insan ilişkilerinde uygulanabilir olsa da bunu bilim insanlarının yapması daha doğru.  İnsan, duyguları olan bir canlı.  O nedenle insan ilişkilerinde reçete sunmak, yemek tarifi yapar gibi tavsiyelerde bulunmak anlamlı değil.  


Genelleme yaparken iki kere düşünmeli.  İki sayısı çok güçlü.  Hem genellerken, hem düşünürken. İki kez, hatta bir kez gördüğümüz olayları genelleme kapsamına almamalı. Dilimizin ucuna kadar gelse de vaz geçmeli.



 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
VARLIĞI YOK SAYILAN, YOKLUĞU FARK EDİLEN

Selamlaşma hem önemli bir konu hem de içselleştirdiğimiz bir davranış. Çoğu zaman kendiliğinden selamlaşıyoruz. Özel bir çaba ya da dikkat göstermemiz gerekmiyor. Her birimizin alışkın olduğu, sık sık

 
 
 
KİMSE AYRANIM EKŞİ DEMEZ

Tanıştığımız, konuştuğumuz insanlar tarafından kabul görmek isteriz. Düşünce ve görüşlerimizin benimsenmesini, doğrulanmasını arzu ederiz.  Kabul görmek herkesin hoşuna gider, bu çok doğal, insanca. Ö

 
 
 
SİYASİ PARTİLERE VEDA

Teknoloji çok uzak olmayan bir gelecekte siyasi partilerin tarihe karışmasına yol açabilir. Partilerin var olmadığı bir dünyada toplumların çok daha doğru kararlar alması mümkün. Böyle bir gelişme içi

 
 
 

Yorumlar


bottom of page